Susmalı mıyız?
Yoksa vaz mı geçmeliyiz ?
Korkmalı mıyız?
Suriye’yi, Halep’i, Irak’ı, Filistin’i kaderine mi terk etmeliyiz?
Tüm insanlığın böyle zehirlendiği böyle kirlendiği bir zamanda bizde mi susan, görmeyen ve duymayanlardan mı olmalıyız?
Yolumuzdan mı dönmeliyiz, yüz mü çevirmeliyiz…
Ülkemiz de her gün hafta bir bomba patlarken, yüreğimiz kan ağlarken asıl şimdi önümüze bakmalıyız.
Neden mi?
Çünkü bu milletin ite köpeğe boyun eğmeyeceğini,
Bu milletin pkk gibi daeş gibi hem içeriden hemde dışarıdan bir çok düşmanın maşası ile yıllarca savaştığını,
Bu milletin mazlumların ahını asla yer de bırakmadığını,
Asıl şimdi bizler tüm Dünyaya haykırmalıyız. Evet korkmadan, çekinmeden söylemeliyiz.
Her gün yeni bir katliam haberinin geldiği Halep’i de, müslümanların türlü türlü işkencelere maruz kaldığı Arakan’ı da, kimsesiz öksüz bir başına kalmış Filistin’i de bizler asla ama asla yalnız bırakmayacağız.
&&&&&&&&&&&&
Ülkemizin içinden geçtiği bu acı günlerde şimdi birlik,dirlik ve kardeşlik zamanıdır. Ne kan kokusu duymuş bir vampir gibi insanların acılarından faydalanmaya çalışan provokatörleri fırsat tanımalıyız, Ne de bu zor günlerde Devletimizi, ülkemizi, hükümetimizi yalnız bırakmalıyız.
Unutmayalım bizler birlik beraberlik içinde oldukça hiçbir güç bize zarar veremez. Ülkemiz üzerinde oynanan her türlü oyun bozulur. Bu ükeye türlü türlü maşalarla saldıranlar asla ama asla kazanamayacaktır. Bu millet nasıl ki 15 temmuzda tankların üzerine yürüdüyse bugünde tüm bu terör eylemlerinin karşısında dimdik bir şekilde, birlik beraberlik içerisinde ve kendinden emin bir duruş ve kararlılıkla dikilecektir.
Şehitlerimizin kanları asla yerde kalmayacak. Teröristler ve onların destekçileri kendi pis kanları içerisinde boğulacaktır. Elbet gün gelir yılan kendisini tutan eli sokacak.













































