Küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin artmasıyla yatırımcılar yeniden güvenli liman altına yöneldi.
Küresel piyasalarda güvenli liman arayışı hız kazandı. Yatırımcıların kriz dönemlerinde sığındığı altın, 8 Ekim Çarşamba günü ons başına 4.000 doları aştı. Bu, bir yıl öncesine kadar “imkânsız” görülen bir seviyeydi.
5 yıldır aralıksız yükseliyor
Altının yükselişi son beş yıldır aralıksız sürüyor. 2020’de 2.000 dolar seviyesini ilk kez gören altın, 2024 ortasında 2.500 doları geçti. Mart 2025’te 3.000 doları, eylül ayında ise 3.500 doları aşan değer, şimdi 4 bin dolar sınırını kırarak yeni bir rekor kaydetti.
Finans uzmanı Stephen Innes’e göre, “Altın 2025’te şimdiden yüzde 40’tan fazla değer kazandı ve üst üste üçüncü kez çift haneli artış yılına gidiyor.”
Belirsizliklerin ortasında “güvenli liman”
Altın, faiz getirmemesi rağmen değerini koruyan bir “güvenli yatırım aracı” olarak öne çıkıyor. Mücevher, sanayi ve rezerv amaçlı kullanımıyla bilinen değerli metal, yatırımcıların ekonomik risklerden kaçmak için tercih ettiği en istikrarlı araçlardan biri haline geldi.
Trump politikaları küresel piyasaları sarstı
Altındaki bu sert yükselişte ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının büyük etkisi bulunuyor. Trump’ın ticaret savaşlarını tırmandıran kararları, Avrupa Birliği ve Çin’e yönelik gümrük tehditleri, küresel ekonomide dalgalanmalara yol açtı.
Ayrıca Trump’ın ABD Merkez Bankası’na (Fed) faiz indirmesi yönündeki baskısı, doların zayıflamasına neden oldu. Bu durum, yatırımcıları dolardan uzaklaştırıp altına yöneltti.
Üstelik, ABD’deki bütçe tıkanıklığı ve “shutdown” riski, yatırımcıların güvenli liman arayışını daha da hızlandırdı.
Avrupa’da kriz, savaş ve belirsizlik etkisi
Sadece Amerika değil, Avrupa’daki politik belirsizlikler de altının yükselişini destekledi. Fransa’daki hükümet krizi, Ukrayna’daki savaş ve Orta Doğu’daki çatışmalar, piyasalarda tedirginliği artırdı.
Bu süreçte, birçok ülkenin merkez bankası rezervlerini altınla güçlendirmeye yöneldi. Rusya Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin dondurulması, merkez bankalarını “kriz sigortası” olarak altın biriktirmeye itti.
“FOMO” paniği ve yatırımcı ilgisi
Uzmanlar, altındaki bu yükselişin yalnızca korkuya değil, aynı zamanda “kaçırma korkusu” (FOMO) psikolojisine de dayandığını belirtiyor.
Swissquote Bank’tan Ipek Ozkardeskaya, “Küresel yatırımcılar portföylerini çeşitlendirmek istiyor. Devlet tahvilleri artık eskisi kadar güvenli görülmüyor, altın ise hem değer hem istikrar sunuyor” dedi.
Altın, küresel ekonomi için bir uyarı sinyali gibi parlıyor: belirsizlik arttıkça, sarı metal daha da değer kazanıyor.
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.











































