Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2 Mart Pazartesi günü Fransa’nın nükleer caydırıcılığının kalbi sayılan Île Longue’dan kritik bir konuşma yapacak. Açıklamaların Avrupa güvenlik mimarisinde dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, artan küresel gerilimler ve Avrupa’nın güvenlik kaygıları gölgesinde nükleer caydırıcılığa ilişkin yeni bir çerçeve çizmeye hazırlanıyor. Macron’un bugün saat 15.15’te yapacağı konuşma, Fransa’nın stratejik doktrininde beş yıl sonra ilk kapsamlı güncelleme olarak görülüyor.
Nükleer caydırıcılığın merkezinden mesaj
Konuşma, Fransa’nın stratejik deniz kuvvetlerine ev sahipliği yapan ve Brest açıklarında bulunan Île Longue’da gerçekleştirilecek. Bu üs, Fransa’nın dört nükleer denizaltısını barındırması nedeniyle ülkenin caydırıcılık politikasının sembol noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Macron’un açıklamaları, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik son askeri hamleleri ve İran’ın nükleer programına ilişkin krizle aynı döneme denk geldi. Bu gelişmeler, küresel güvenlik ortamındaki belirsizliği daha da artırdı.
Avrupa’da iki nükleer güçten biri
Fransa, Birleşik Krallık ile birlikte Avrupa’daki iki nükleer güçten biri olma özelliğini sürdürüyor. ABD’nin Avrupa güvenliğine yönelik taahhütlerine dair soru işaretlerinin arttığı bir dönemde, Fransa’nın rolü daha fazla tartışılmaya başlandı.
Macron, 2025 yılında Almanya ve Polonya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleriyle Fransız nükleer caydırıcılığının kıta güvenliğine katkısı konusunda stratejik diyalog başlatmıştı. Münih’te yaptığı bir konuşmada “özel iş birlikleri ve ortak tatbikatlar” seçeneğini gündeme getirmişti.
Doktrinde güncelleme sinyali
Macron’un son kapsamlı nükleer konuşmasını 7 Şubat 2020’de yaptığı hatırlatılırken, Elysee Sarayı çevreleri bu kez “önemli değişim ve evrilmeler” olabileceğine işaret etti.
Fransa’nın nükleer doktrini, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Charles de Gaulle tarafından şekillendirilen tam bağımsızlık ilkesine dayanıyor. Bu çerçevede nükleer silah kullanımına ilişkin nihai karar yetkisi cumhurbaşkanında bulunuyor.
Nükleer başlık sayısı tartışması
Fransa’nın yaklaşık 290 nükleer başlığa sahip olduğu ve bunu “asgari yeterlilik” olarak tanımladığı biliniyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Rusya 4 bin 300, ABD 3 bin 700, Çin 600 ve Birleşik Krallık 225 nükleer başlığa sahip.
Bazı uzmanlar Avrupa’nın yeni tehdit algısı karşısında Fransız cephaneliğinin artırılması gerekip gerekmediğini tartışırken, eski Cumhurbaşkanlığı Askeri Özel Kalem Müdürü Amiral Bernard Rogel, caydırıcılığın “rakibi defalarca yok etmek için değil, kabul edilemez zarar tehdidi oluşturmak için” gerekli olduğunu vurguladı.
Stratejik belirsizlik korunabilir
Macron’un konuşmasında açık bir yön haritası çizmek yerine “stratejik belirsizlik” politikasını sürdürmesi de olası görülüyor. Elysee kaynakları, değişen küresel dengeler, Rusya’nın saldırgan politikaları, Çin’in yükselişi ve silah kontrol anlaşmalarının zayıflaması nedeniyle doktrinin güncellenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Macron’un mesajlarının, Avrupa’da Fransız nükleer caydırıcılığının rolünü yeniden tanımlayabilecek bir dönüm noktası olabileceği ifade ediliyor.
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.













































