Fransa’nın Val-de-Marne bölgesinde test edilen sürücüsüz otobüsler, Türk mühendisliğiyle geliştirildi. Karsan ve ADASTEC imzası taşıyan otonom araçlar, trafikte kendi kararlarını alarak dikkat çekiyor.
Fransa’da toplu ulaşımda yeni nesil teknoloji test edilirken, sahnedeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri bu araçların Türkiye imzası taşıması oldu. Paris’in güneydoğusundaki Val-de-Marne bölgesinde hizmet veren 393 numaralı hatta denenen sürücüsüz otobüs, hem tasarımı hem de yazılımıyla Türk mühendisliğinin ürünü olarak öne çıkıyor.
Paris yakınlarında otonom ulaşım testi
Sucy-en-Brie hızlı tren istasyonu ile Créteil-Pointe du Lac metro durağı arasında çalışan 393 numaralı hat, bölgede özel bir otobüs koridoru üzerinde hizmet veriyor. Günlük yaklaşık 20 bin yolcu taşıyan bu hat, uzun süredir otonom toplu taşıma çözümleri için test alanı olarak kullanılıyor.
Fransa’nın başkent bölgesindeki toplu ulaşım işletmecisi, bu hatta sürücüsüz otobüsleri kontrollü şekilde devreye alarak teknolojinin şehir içi ulaşımda uygulanabilirliğini ölçüyor.
Direksiyonda şoför var ama kontrol araçta
Test sırasında otobüsün sürücü koltuğunda bir görevli bulunsa da aracın direksiyon, fren ve hız kontrolünü sistem üstleniyor. Araç; kırmızı ışıklarda duruyor, kavşak geçişlerini kendi yapıyor, yayaları ve çevresindeki hareketliliği analiz ederek gerektiğinde frenleme kararı alıyor.
Mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle güvenlik amaçlı olarak bir sürücü araçta hazır bekletiliyor. Ancak uzun vadeli hedefin, tamamen uzaktan denetlenen ve sürücüsüz çalışan otobüsleri hizmete almak olduğu belirtiliyor.
Karsan ve ADASTEC imzası taşıyor
Fransa’daki testlerde kullanılan araç, Bursa’da üretilen Karsan e-ATAK modeli oldu. Otonom sürüş yazılımı ise Türk mühendis Dr. Ali Ufuk Peker tarafından kurulan ADASTEC tarafından geliştirildi.
Şirketin merkezi ABD’de bulunsa da araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin önemli bölümü Türkiye’de yürütülüyor. Böylece Fransa yollarında test edilen bu araç, yalnızca üretim değil yazılım altyapısı bakımından da büyük ölçüde Türk mühendisliğine dayanıyor.
Yazılım sonradan eklenmiyor, doğrudan entegre ediliyor
Sistemin dikkat çeken yönlerinden biri, otonom sürüş teknolojisinin araca sonradan monte edilen bir çözüm olmaması. Yazılım ve donanım, aracın üretim aşamasında doğrudan entegre ediliyor.
Bu yapı sayesinde aracın sensörleri, kameraları, radarları ve karar mekanizması bir bütün olarak çalışıyor. Böylece sistem, trafikte çok daha hızlı ve güvenli tepki verebiliyor.
Otobüs çevresini anlık olarak analiz ediyor
Araçta çevreyi üç boyutlu tarayan lazer sensörleri, radar sistemleri, termal kameralar ve görüntü işleme kameraları bulunuyor. Bu sistemler sayesinde otobüs; yayaları, bisikletlileri, direkleri, şeritleri, trafik levhalarını ve diğer araçları algılayabiliyor.
Toplanan tüm veriler, araç içindeki yazılım tarafından çok kısa süre içinde işleniyor. Sistem önce çevrede neler olduğunu analiz ediyor, ardından harita ve rota bilgisiyle kendi konumunu eşleştiriyor.
Tüm kararları kendi veriyor
Otonom sistem yalnızca çevreyi algılamakla kalmıyor, aynı zamanda sürüş kararlarını da kendisi alıyor. Araç; durup durmayacağına, hızını düşürüp düşürmeyeceğine, şerit değiştirip değiştirmeyeceğine ya da yol verip vermeyeceğine kendi karar veriyor.
Bu yönüyle test edilen sistem, klasik sürüş destek teknolojilerinden ayrılarak tam anlamıyla bağımsız karar alma kapasitesiyle öne çıkıyor.
Trafik ışıklarıyla da iletişim kuruyor
Araç, sadece sensörleriyle değil, yol altyapısıyla da iletişim halinde çalışıyor. Güzergâhtaki trafik ışıklarında bulunan küçük kablosuz vericiler sayesinde otobüs, ışığın hangi renkte olduğunu ve ne zaman değişeceğini önceden öğrenebiliyor.
Bu sayede araç, ışığa yaklaşırken hızını önceden ayarlayabiliyor ve daha akıcı bir sürüş sağlıyor. Bu teknoloji, hem enerji verimliliği hem de yolcu konforu açısından önemli avantaj sunuyor.
Hedef: şehir içi ulaşımda yeni dönem
Fransa’daki bu testler, sürücüsüz toplu taşımanın geleceğine ilişkin önemli bir örnek olarak görülüyor. Eğer sistem başarılı olursa, benzer çözümlerin Avrupa’nın farklı şehirlerinde de yaygınlaşması bekleniyor.
Türkiye’de geliştirilen bu teknolojinin Avrupa’nın önemli toplu taşıma hatlarından birinde test edilmesi ise Türk mühendisliğinin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.













































