Fransa’da yayımlanan yeni bir araştırma, gelir düzeyi düştükçe ağır seyreden kanser türlerine yakalanma riskinin belirgin şekilde arttığını ortaya koydu.
Kanserin toplumun tüm kesimlerini eşit şekilde etkilediği yönündeki yaygın görüş, yeni verilerle bir kez daha sorgulanıyor. Fransa Sosyal İşler Bakanlığı’nın istatistik kurumu olan Drees tarafından yayımlanan araştırma, düşük gelirli bireylerin daha ağır seyreden ve ölüm riski yüksek kanser türleriyle daha sık karşılaştığını gösterdi.
Kanserde sosyal eşitsizlik dikkat çekiyor
Araştırmaya göre, ekonomik açıdan en dezavantajlı kesimlerde kötü prognozlu kanserlere yakalanma riski, en yüksek gelir grubuna kıyasla 1,7 kat daha fazla. Uzmanlar, bu durumun yalnızca sağlık hizmetlerine erişimle değil, yaşam koşulları ve risk faktörlerine maruz kalma düzeyiyle de bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Drees Başkanı Thomas Wanecq, kanserin bireylerin sosyoekonomik durumuyla güçlü bir ilişki içinde olduğunu vurgulayarak, son yıllardaki çalışmaların bu bağlantıyı daha net ortaya koyduğunu ifade etti.
Akciğer kanserinde risk iki katı aşıyor
Araştırmada farklı kanser türleri de incelendi. Buna göre, akciğer kanseri düşük gelir grubundaki erkeklerde çok daha yaygın görülüyor. 2013-2020 döneminde en düşük gelirli yüzde 10’luk kesimde yer alan erkeklerin akciğer kanserine yakalanma riski, en yüksek gelir grubundakilere göre 2,2 kat daha yüksek çıktı.
Buna karşılık meme ve prostat kanserlerinin daha yüksek gelir grubundaki bireylerde daha sık görüldüğü belirlendi.
Sigara ve tarama programları etkili oluyor
Araştırmacılar, gelir grupları arasındaki farkların temel nedenleri arasında sigara kullanımı, çevresel risk faktörleri ve tarama programlarına katılım oranlarını gösteriyor. Özellikle akciğer kanserinde sigara kullanımının belirleyici rol oynadığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre erken teşhis imkânlarından yeterince yararlanamayan kesimlerde kanser daha geç evrede tespit ediliyor ve bu da hastalığın daha ağır seyretmesine neden oluyor.
Önleyici sağlık politikalarına vurgu
Araştırma sonuçları, kanserle mücadelede yalnızca tedavi süreçlerinin değil, koruyucu sağlık politikalarının ve erken teşhis çalışmalarının da büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle dezavantajlı gruplara yönelik tarama ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtiyor.
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…











































