Avrupa’ya kaçak gelen Yozgatlı gurbetçinin şimdi 130 milyon Euro’luk cirosu 300 çalışanı var!

Reklam

44 yıl önce Yozgat’ın Sorgun ilçesinden Hollanda ve daha sonra Avusturya’ya gelen Türk iş insanı Hüseyin Ünal, burada 31 şubesi bulunan süpermarket zinciri başta olmak üzere, yaklaşık 32 ülkeye ihracat yapan, enerji içeceği, et ve et ürünleri üretim tesisi, 10 bin m2 kapalı alanı bulunan lojistik merkezine sahip yatırımlarıyla yıllık 130 milyon euro cirosu yaklaşık 300 çalışanı olan Macro Group’un Yönetim Kurulu Başkanı. Dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes’ın Almanca yayımlanan sayısı, Ünal’ı kapağına taşıdı. 

“Avrupa’ya geliş hikâyemiz herkes gibi belli bir süre çalışıp, küçük de olsa birikim yapıp Türkiye’ye dönmek. Ama öyle olmadı. Geldik, bir şekilde ‘Bugün dönelim’, ‘Yarın dönelim’, ama dönüş olmadı. ‘Böyle olursa daha faydalı olacağız hem Türkiye’deki toplumumuza hem de buradaki toplumumuza, insanımıza’ diye düşünüyoruz ve devam diyoruz. 1986’da 6 arkadaşla şirket kurduk. 3 sene devam etti. Daha sonra farklı nedenlerden dolayı, kiminin ihtiyacı oldu kimi ayrılmak istedi ve şirketi bana devrettiler. Bu şekilde devam ettik.

Biz genelde sivil toplum kuruluşlarının içinde olduğumuz için, et meselesinin çok önemli olduğunu biliyordum. Helal et. Ona ağırlık verdik. Onun için marketlerimizin ismi de ETSAN. O zaman marketimiz yoktu. İnsanımıza hizmet edelim, helal et sunalım. Daha sonra tabi helal etle sınırlı kalmadık, birçok helal ürünleri de sunalım dedik. Şu anda 5 bin çeşidin üzerinde ürünümüz var. İnsanlarımıza sunuyoruz, bir nevi memleket hasretini burada gidermiş oluyorlar.”

Onclick Popunder
Avrupa’ya kaçak gelen Yozgatlı gurbetçinin şimdi 130 milyon Euro’luk cirosu 300 çalışanı var!

Aynı zamanda et ve et ürünleri tesisimiz var. Birçok alanda insanlarımızın ihtiyacı olan mümkün olan her şeyi helal olanı sunmaya çalışıyoruz. Bu takdiri ilahi. Cenab-ı Allah’ın da tabii ki desteği olması gerekiyor. Yürü ya kulum demesi gerekiyor. Biz toplumumuzdan hiç kopmadık. Kültür olarak, ahlak olarak. Hep insanlarımızın içerisinde olduk. Başlangıçta nasıl başladıysak, bugün de aynıyız. İnsanlarımızın da bu hoşuna gidiyor ve hep bize destek oldular. Aynı zamanda çok çalışmak gerekiyor, biz de onu yaptık.”

Köyden geldik, oturum izni yok…

Memleketimizden geldik, köyden geldik, iş yok, oturum izni yok, para yok, hiçbir şey yok ve bugün böyle bir noktaya geldik. Buradaki gençlerimizin her türlü imkânları var. Onlar bu işleri daha profesyonelce götürebilirler. Bundan hiç endişem yok. Bizim insanlarımız genelde girişimci insanlardır. Bunu görüyoruz”

Burada olmamız daha faydalı

“Atalarımız ne demiş? ‘Doğduğun yer mi, doyduğun yer mi?’ Tabi ki doğduğumuz yer çok önemli. Çünkü orada annemiz, babamızın kabirleri ordadır. Büyüklerimiz orada yatıyor. Bu çok önemli bizim için, değerlerimiz için. Burası da doyduğumuz yer. Buradaki imkânlarla Türkiye’ye faydalı oluyoruz. ‘Türkiye’de mi Avusturya’da mı olmak istersiniz?’ diye soracak olursanız; bence burada olmamız Türkiye’de olmamızdan daha faydalı. Hem Avusturya için hem de Türkiye için. Türkiye’de bizim gibi insan sayısı çok. O görevi fazlasıyla yapıyorlar. Daha güzel yapıyorlar. Ama burada ihtiyaç var. Burada da bunu biz yapmaya çalışıyoruz.

Avrupa’ya kaçak gelen Yozgatlı gurbetçinin şimdi 130 milyon Euro’luk cirosu 300 çalışanı var!

Biz ürünlerin yüzde 70’ini Türkiye’den getiriyoruz. Farklı ürünler ve farklı markalar var. Marmara zeytininden Rize çayına kadar birçok ürün var. Bunların hepsi Avusturya’ya gelip bu ürünlerini pazarlamaya kalksalar, hepsi ayrı ayrı şirket kurmaları lazım, eleman tutmaları lazım, yer tutmaları lazım. Bunu yapmaları mümkün değil. Biz hepsinin adına burada o görevi üstlendik ve yapıyoruz. Dediğimiz gibi ticaret elçisiyiz ve en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim Türkiye’deki insanımız da burada olmamızı istiyor bence, Türkiye’de olmamızı değil.”

Hürriyet

-Reklam-Bu Haberler de İlginizi Çekebilir

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz