Büyük araştırma sonuçlandı: Evliler bekarlara göre daha uzun yaşıyor

Reklam

Son yıllarda sık sık karışımıza çıkan evlilik konulu araştırmalara geçtiğimiz günlerde bir yenisi eklendi. Sonuçlar bu kez bir hayli dikkat çekici…

Araştırmacılar, 15 yıl boyunca 50’li yaşlarındaki yarım milyon Asyalının tıbbi kayıtlarına baktı. Yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda evlilerin, bekarlara kıyasla tüm nedenlerden ölüm riskinin yüzde 15, kazalar, yaralanmalar ve kalp hastalığından ölme riskinin ise yüzde 20 daha düşük olduğu bulundu.

Özellikle evli erkeklerde ölüm oranlarında daha fazla düşüş gözlemlendi. Bunun ardında yatan sebebin evli erkeklerin risk alma, kaza yapma, alkol ve uyuşturucu kullanma olasılıklarının bekarlara kıyasla daha düşük olması olduğu düşünülüyor.

Araştırmaya göre evlilerdeki erken ölüm riskinin, bekarlara göre yüzde 15 ila 20 oranlarında daha az olmasının sebebi, evliliğin ‘koruyucu etkisi’ olması, yani çiftlerin birbirini tıbbi yardım almaya ve tedaviye teşvik etmesi.

Uzmanlar, Yaşam süresine katkıda bulunan daha iyi finansal koşullar ve daha sağlıklı yaşam tarzlarının evlilikle birlikte geldiğini de belirtiyor.

15 YIL BOYUNCA 623.140 KİŞİ İNCELENDİ

Araştırmanın detaylarına bakacak olursak; daha önceki çalışmaların büyük ölçüde Batı ülkelerinde yaşayanlara odaklandığını söyleyen Japonya Ulusal Kanser Merkezi’nden uzmanlar, ortalama 54 yaşında olan 623.140 kişi hakkındaki verileri inceledi.

İncelenen insanlar bekar, evli, boşanmış ve ayrılmış ancak hala evli olarak tanımlandı. İncelenenlerin yüzde 84,4’ü evliydi. Tam 15 yıl süren çalışma boyunca toplam 123.264 ölüm kaydedildi. Ölümlerin çoğuna kanser (41.362), serebrovasküler hastalıklar (14.563) ve solunum yolu hastalıkları (13.583) neden oldu.

15 YIL BOYUNCA 623.140 KİŞİ İNCELENDİ

Araştırmanın detaylarına bakacak olursak; daha önceki çalışmaların büyük ölçüde Batı ülkelerinde yaşayanlara odaklandığını söyleyen Japonya Ulusal Kanser Merkezi’nden uzmanlar, ortalama 54 yaşında olan 623.140 kişi hakkındaki verileri inceledi.

İncelenen insanlar bekar, evli, boşanmış ve ayrılmış ancak hala evli olarak tanımlandı. İncelenenlerin yüzde 84,4’ü evliydi. Tam 15 yıl süren çalışma boyunca toplam 123.264 ölüm kaydedildi. Ölümlerin çoğuna kanser (41.362), serebrovasküler hastalıklar (14.563) ve solunum yolu hastalıkları (13.583) neden oldu.

UZUN YAŞAMIN EVLİLİKLE NASIL BİR BAĞLANTISI OLABİLİR?

Araştırmacılar, evliliğin daha uzun yaşamla nasıl bir bağlantısı olabileceği konusunda ise çeşitli faktörlere dikkat çektiler.

Bunlardan ilki, daha yoksul olan ve sağlık sorunları yaşayan kişilerin, ilk etapta Evlilik için seçilme olasılığının düşük olması. Yani insanlar evlenmek için çoğunlukla ‘sağlıklı’ kişileri tercih ediyor, bu da evlenince de hayatlarına daha sağlıklı devam ettikleri anlamına geliyor.

Öte yandan araştırmacılar, elde edilen sonuçların doğrudan evlilik kurumu ile değil, ‘bir eşle yaşamaya’ bağlı olabileceğini de belirtiyor.

‘EVLİLİĞİN KORUYUCU ETKİSİ SADECE TIBBİ GEREKÇELERLE AÇIKLANAMAZ’

Evli insanların erken ölüm riskinin azaldığı sonucuna varılan bu ilginç açıklamayı Uzman Psikolog Dr. Serap Duygulu’ya sorduk.

“Evliliğin koruyucu bir etkisi olmasını sadece tıbbi gerekçelerle açıklamak biraz yetersiz kalır düşüncesindeyim. Evlilik, sağlıklı koşullarda yaşanıyorsa, bir yol arkadaşlığıdır. Nikah kıyılırken de söylendiği gibi, ‘iyi günde kötü günde’ beraber olmayı gerektiren bir tür sözleşmedir” diyen Duygulu, şunları söyledi:

“İşte hayatın bu her iki olasılığında birbirine destek olmak, birbirlerinin ihtiyaçlarına duyarlı olmak, taraflar arasındaki sevgiye ve saygıya dayalı birliktelik yaşam koşullarını da iyileştiren faktörlerdir. Sosyal bir varlık olarak insanların en önemli psikolojik ihtiyaçlarından biri olan onay ve kabul görme ihtiyacının evlilik içindeki eşler tarafından karşılanıyor olması psikolojik dayanıklılığı artıran ve bireyleri mutlu eden etkenlerdir. Evimiz, kendimizi en güvende, en huzurlu, en dingin hissettiğimiz yerdir. Güvende hisseden birey kendisini savunma ihtiyacı duymaz. Tüm korunma ve savunma sistemlerini devre dışı bırakır. Bu da daha az stres, daha az tehdit algısı demektir.”

EVLİLERİN ERKEN ÖLÜM RİSKİ AZALMASININ DİĞER OLASI SEBEPLERİ

Serap Duygulu, evli insanların bekarlara oranla erken ölüm riskinin daha az olmasının sebeplerini, araştırma sonuçlarının yanı sıra şu etmenlere bağladı:

— Evlilikte ev yaşamını sürdürmek, evin ihtiyaçlarını karşılamak, ev, araba sahibi olmak, varsa çocukları büyütmek gibi bir takım ortak amaçlar etrafında kenetlenmek, yaşam sevgisini ve hayata daha sıkı tutunmayı getirir. Kişi sadece kendine odaklanmayı ve olumsuz düşüncelere kapılmayı bırakabilir. Hatta bireysel ihtiyaçlarını erteleyerek, önceliği ortak yaşamanın getirdiği diğer ihtiyaçlara yönlendirir. Sabretmeyi, tahammül göstermeyi, ertelemeyi, uzun soluklu amaçlara bağlanmayı öğrenir.

— Ek olarak birlikte sosyal ilişkiler geliştirmenin ve birbirinin ailesine bağlanmanın getirdiği olumlu yönler de var.

— Elbette bir de düzenli bir cinsel hayat, tensel temas, birlikte yapılan etkinlikler gibi birçok faktörün hem hayatı uzattığı hem de daha az stresli bir yaşam getirdiği düşünülebilir.

— Olumlu etkilerin, sadece olumlu olaylar yaşanması halinde ortaya çıkacağını düşünmek bir yanılsama olur, çünkü hayat tamamen toz pembe, mutluluk dolu bir süreç değildir. İnişler, çıkışlarla dolu ömürlerimizde, belki kayıplar, acılar, üzüntüler de yaşanacak ve asıl dayanışmayı bu anlarda birbirine destek olarak, zor zamanları birlikte göğüsleyerek gerçekleştireceğiz.

— Bütün bunlar da hem fiziksel hem de psikolojik olarak direnç geliştirmemizi ve yaşanan her tür olumsuzluğa rağmen, bir diğerimiz için yere daha sağlam basmayı getirecek.

-Reklam-Bu Haberler de İlginizi Çekebilir

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz