Fransa’da sezaryen oranı 50 yılda dört kat arttı. Uzmanlar, artışın tıbbi zorunluluktan çok, yanlış yönlendirme, sistem sorunları ve anne tercihi kaynaklı olduğunu belirtiyor.
Fransa’da sezaryenle doğum oranları, 1970’lerden bu yana dört kat artarak %21,4’e ulaştı. Kadın doğum uzmanları, bu artışın sadece tıbbi nedenlerle açıklanamayacağını, organizasyonel sorunlar, bilgi eksiklikleri ve toplumsal algılar gibi çeşitli etkenlerin rol oynadığını belirtiyor.
Fransa’da her beş doğumdan biri sezaryenle
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sezaryen doğumların genel oranının %15’i geçmemesi gerektiğini savunurken, Fransa’da bu oran 2021 itibarıyla %21,4’e çıktı. ABD’de bu oran %30’un, Brezilya’da ise %50’nin üzerinde. Fransa’daki uzmanlar, bu oranın tıbbi gerekçelerin çok ötesine geçtiği görüşünde.
Anne olma yaşı 31,5’e yükseldi
Fransa’da anne olma yaşı, 1977’de ortalama 26,5 iken, 2024’te 31,5’e yükseldi. Yaşla birlikte hipertansiyon, diyabet gibi sağlık sorunları da artıyor ve bu durum daha fazla sezaryene yol açıyor. Ancak uzmanlar, bunun tek başına yeterli bir neden olmadığını vurguluyor.
Prof. Gilles Dauptain, “Bazı durumlarda sezaryen şart olabilir ama her riskli gebelik sezaryenle bitmeli anlamına gelmez” derken, CHRU Nancy’den Prof. Olivier Morel ise birçok hekimin gereksiz yere sezaryen önerdiğini belirtiyor.
Kadınlar doğum sancısı yaşamak istemiyor
Bazı kadınlar, doğum sancısı yaşamamak ya da vajinal doğum sonrası oluşabilecek sorunlardan kaçınmak için sezaryeni tercih ediyor. Ancak uzmanlar, kadınlara genellikle yanlış bilgiler verildiğini, vajinal doğumun sanıldığı kadar riskli olmadığını vurguluyor.
“Kadınlara açıklama yapmak zaman alıyor ama gereksiz sezaryenlerin önüne geçmek için buna mecburuz,” diyen Prof. Morel, birçok vakada doğumun doğal sürecine müdahale edilmemesi gerektiğini savunuyor.
Sağlık sistemindeki tıkanıklık da etkili
Gece geç saatlerde doğumu başlamış ancak ilerlememiş olan bir hamileye, zaman kaybetmemek için sezaryen yapıldığını söyleyen uzmanlar, obstetrisyen sıkıntısı nedeniyle sağlık personelinin zaman yönetimi baskısı altında olduğunu ifade ediyor.
Prof. Dauptain bu konuda şunları söylüyor: “Doğum sürecine zaman ayırmak yerine kısa yoldan sezaryen tercih ediliyor. Bu da sistemin yorgunluğunu gösteriyor.”
Sezaryen riskleri hafife alınmamalı
Her ne kadar günümüzde sezaryen daha güvenli hale gelmiş olsa da, uzmanlara göre bu cerrahi müdahale ciddi riskler taşıyor:
- Anne ölüm riski, vajinal doğuma göre 3,5 kat daha fazla
- Kanama, enfeksiyon ve damar tıkanıklığı riski artıyor
- Bebeklerde solunum problemleri görülebiliyor
Fransa’da anne ölüm oranı, doğum sonrası ilk 42 gün içinde her 100.000 doğumda 8,5 ölüm olarak kayıtlara geçmiş durumda.
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…













































