Paris’in 10. bölgesinde yer alan Faubourg Saint-Denis Caddesi, bir zamanlar Türk göçmen işçilerin mahalle kantinleriyle doluyken, bugün yerini konsept restoranlara, Instagram’lık pizzacılara ve start-up kafelerine bırakıyor. Bölgedeki köklü Türk işletmeleri ise bu dönüşüme direnmeye çalışıyor.
Fransa’nın başkenti Paris’te, yıllardır Türk mutfağının kalbi olarak bilinen Faubourg Saint-Denis Caddesi, artık bir gastronomi laboratuvarına dönüşmüş durumda. 1980’lerden beri işçilerin uğrak yeri olan bu cadde, günümüzde sokak lezzetleri, füzyon mutfakları ve sosyal medya fenomenlerinin peşinden koştuğu “konsept” mekanlarla dolup taşıyor.
Restoranlar Çoğaldı, Kimlik Değişti
Eskiden tekstil işçilerinin doyduğu sade lokantalar, artık yerini makarna barları, Çin mantıcısı Petit Bao, smash burgerciler ve New York usulü pizzacı Jay’s Pizza gibi hip restoranlara bırakıyor.
Türk restoranı Derya’nın sahibi Ulaş Eyüp, 2000’lerden bu yana yaşanan değişimi şöyle anlatıyor:
“Başta müşterilerimizin yüzde 90’ı Türk kökenliydi. Bugün ise yüzde 90’ı Parisli bobolar.”
Eyüp’e göre bu dönüşümün fitilini 2007’de açılan barlar ateşledi. Ardından gelen girişimciler, bölgeyi adeta açık hava yeme-içme merkezine çevirdi.
“Kleenex” Gibi Açılıp Kapanan Mekanlar
Ancak her yeni mekan kalıcı olmuyor. Mahallede çalışan Samuel, bazı konsept restoranların sadece meraktan bir kez denendiğini, sonra unutulduğunu söylüyor:
“O kadar konsept ki bir kere gidip eğleniyorsun, sonra bir daha gitmiyorsun.”
Öte yandan tarihi mekanlar ayakta kalmayı başarıyor. Bouillon Julien ve Brasserie Floderer gibi klasik Fransız brasserieleri, tarihi dokularını koruyarak genç müşteri kitlesini çekmeyi başarıyor. Hatta Bouillon Julien, günlük 60 kişilik müşteri sayısını birkaç hafta içinde 500’e çıkarmış durumda.
Yeni Müşteri Profili: Beyaz Yaka ve Instagramcı
Caddede sadece restoranlar değil, müşteri profili de değişiyor. Artık bölgede genç yaratıcı ajanslar, start-uplar ve freelancer’lar yoğunlaşıyor. Bu da restoranlara hafta içi ve hafta sonu boyunca kesintisiz müşteri getiriyor.
Sürpriz Kebab’ın kurucusu Stéphane Brass:
“Gündüz çalışanlar, akşam eğlenenler, hafta sonu gezmeye gelenler… Sürekli bir sirkülasyon var.”
Ayrıca bu yeni kitle, mekanların sosyal medya görünürlüğüne de büyük katkı sağlıyor. Ulaş Eyüp bu yüzden bir sosyal medya geliştirici işe aldıklarını söylüyor.
Küçük İstanbul’un Sonu Mu?
Tüm bu gelişmeler, Faubourg Saint-Denis’in “Küçük İstanbul” kimliğini kaybettiği yönünde tartışmalara yol açıyor. Her yaz düzenlenen La P’tite Istanbul en Fête festivaline ev sahipliği yapan bu cadde, artık daha “Fransız” bir kimliğe bürünüyor.
Derya’nın sahibi Eyüp ise kaderci bir bakışla şöyle diyor:
“Her şeyin bir sonu var. Burası Türk mahallesi olmadan önce başka göçmenlerin bölgesiydi. Şimdi giderek daha Fransız oluyor.”
Ama yine de umudunu yitirmiyor:
“Kalite yapmaya devam edeceğiz. Bu bir aile hikayesi. Sosyal medya değişir, modalar geçer ama iyi yemek hep kalır.”
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.













































