Başlık dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu atasözü bizim için oldukça önemli ve bugünlerde de tartışılan bir çok konuyu açıklamaktadır.
Aslında bu atasözümüz oldukça iyi anlamda kullanılan, Türk insanın dayanışmasını, yardımlaşmasını anlatan bir atasözüdür. Türk milleti sadece kendisini değil komşusunu yakınını da düşünen bir millet olmuştur hep. Bunu da herhangi bir çıkar gözetmeden yapmıştır. Sömürgeci anlayışa oldukça uzak bir kavram aslında.
Ne yazık ki bu güzelim atasözünü tamda burada ve tersi bir anlamda kullandılar. Toplumumuzu bir çok yönden zehirleyenler artık sözlerimize de dokunmaya başlamıştı. Ama yemeği komşuda hazırladılar ve bize servis ettiler. Nasıl mı?
Yıllardır ülkemizde yaşanan terör olayları yetmezmiş gibi şimdi de Daeş’i başımıza bela ettiler. Nasıl mı? DAEŞ’i önce komşularımızda bir güzel pişirdiler. Güzel güzel servise hazırlamak için bir çok yöntem kullandılar. Kimi zaman adına demokrasi kimi zaman özgürlük dediler açıkcası dört dörtlük bir servis tabağı hazırlamak için herşeyi yaptılar.
Irak, Suriye gibi ülkelerde önce güçsüzleştirildi,sonra ayrılıkçı bir çok söylem ve son olarak da bir çok zulüm yaptılar. Sonra bu altyapı da hazır bulunan bir kaç terör örgütü birleşti. Eee birde ellerine savaştan kaçan orduların silahları geçti mi tamam oldu bu olay. Bundan iyisi Şam’da kayısı kıvamına getirdiler adeta bu belayı…
Sonra kendilerine karşı biraz kafa kaldıran biraz sert duran bir Türkiye, zaten onlar için büyük rahatsızlıktı. Bölgede ki Dünyada ki gerçekleri haykırmak, Dünya beşten büyüktür gibi laflar etmek, Suriye’de, Arankan’da, Irak’ta, Filisitin’de, Afganistan’da adeta atalarının mirasına sahip çıkıp burada ki mazlumların hakkını aramak fazla gelmişti onlara. Türkiye artık önlem alınması gereken bir devletti.
Sonra komşuda pişirdikleri terör yemeğini Türkiye’ye ithal ettiler. Olmadı darbecilere sahip çıkıp bu teröristleri Türkiyeye iade etmediler. Zaten ne zaman bir teröristi bir haini bize verdiler ki ?













































