Yargıtay, bankaların müşterilerinin hesaplarına gelen havalelerin kaynağını araştırmakla yükümlü olmadığına hükmetti. Karara göre, işlemler düzenli göründüğü sürece bankaların sorumluluğu doğmuyor.
Fransa’da bankaların müşterilerine gelen para transferleri üzerindeki sorumluluğu tartışma konusu oldu. Yargıtay, bir dolandırıcılık davası kapsamında verdiği kararla, bankaların havalelerin kaynağını ve tutarını sistematik olarak incelemek zorunda olmadığını netleştirdi.
Dolandırıcılık davası yargıya taşındı
Dava, bir şirkette çalışan bir personelin, görevini kötüye kullanarak işvereni dolandırmasıyla başladı. Söz konusu çalışan, 13 ay boyunca iki farklı şirkete ait ödemeleri, sahte banka hesap bilgileri kullanarak kendi hesaplarına yönlendirdi. Bu yöntemle toplam 260 bin Euro’yu zimmetine geçirdi.
Dolandırılan şirket, bankaların gerekli denetimleri yapmadığını öne sürerek dava açtı. Şirkete göre, yapılan havalelerin tutarı ve sıklığı, çalışanın gelir düzeyiyle uyumsuzdu ve bu durum bankalar açısından “açık bir anormallik” oluşturuyordu.
Temyiz mahkemesi bankaları sorumlu bulmuştu
Dosyayı inceleyen temyiz mahkemesi, söz konusu para transferlerindeki olağandışı unsurların bankalar tarafından fark edilmesi gerektiğine hükmetti. Mahkemeye göre, bu tür anormallikler karşısında bankalar, havaleleri hesaba geçirmeden önce ek kontroller yapmak zorundaydı.
Yargıtay: Bankaların soruşturma yükümlülüğü yok
Ancak Fransa Yargıtayı, bu kararı bozdu. Yüksek mahkeme, bankaların müşterilerinin mali işlemlerine karışmama yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı. Kararda, bir bankanın, kendi hesabı alacaklandırıldıktan sonra müşterinin hesabına gelen havaleyi derhal kaydetmesi gerektiği belirtildi.
Yargıtaya göre, transfer edilen tutarın yüksek olması ya da parayı gönderen kişi ya da kurumun daha önce ilgili hesaba para göndermemiş olması, tek başına “açık bir usulsüzlük” anlamına gelmiyor. İşlemler dışarıdan bakıldığında düzenli ve geçerli görünüyorsa, bankaların paranın kaynağını araştırma ya da müşteriden açıklama talep etme yükümlülüğü bulunmuyor.
Üçüncü kişilere karşı sorumluluk doğmuyor
Kararda ayrıca, bankanın sorumluluğunun yalnızca kendi müşterisiyle olan sözleşme ilişkisiyle sınırlı olduğu ifade edildi. Bu nedenle, dolandırıcılıktan zarar gören üçüncü kişilere karşı bankanın tazminat sorumluluğu doğmayacağı hükme bağlandı.
Bu karar, bankaların günlük finansal işlemlerdeki denetim sınırlarını netleştirirken, dolandırıcılık mağdurlarının hukuki beklentileri açısından da yeni bir tartışma başlattı.
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.











































