Birbirinden özel Ramazan gelenekleri

Reklam

Ramazan gelenekleri uzakları yakınlaştırır, gönülleri iyileştirir ve yüzleri güldürür. Aileler Ramazan gibi özel zamanlarda daha çok bir araya gelir. Yardımlaşmalar artar, insanların birbirini dinlediği, sevip saydığı sohbet meclisleri çoğalır. Geleneklerimiz arasında “hediye”nin önemli bir yeri vardır.

Bir yerden satın alınıp paketlenen ürünlerden ziyade el emeği, göz nuru hediyeler çok daha makbule geçer. Hediyenin binbir türlüsü vardır. Belki de en güzeli açları doyurmak, evde pişen yemekten komşuya da götürmek, var olanı sevdiklerinizle paylaşmak gibi gönülden olanlardır. Peki, geçmişten günümüze değin gelen çok özel Ramazan gelenekleri nelerdir? 

İftar Davetleri

İftar davetleri Ramazan geleneklerinin belki de en önemlileri arasında yer alır. Davetler aileyi bir araya toplayan önemli zamanlardır. Hele ki bu davet iftar sofrasında bir araya gelmek için yapılıyorsa çok daha anlamlıdır. Eski iftar davetleri ailenin birlikte olmasının yanı sıra konu komşuyla vakit geçirmek için de organize edilirmiş. Özellikle aynı sokakta oturan varlıklı aileler diğer komşularını kendi zengin iftar sofrasına davet ederlermiş. Böylelikle birlikte oruç açarlar, yemekleri paylaşmanın manevî tatminini de yaşarlarmış. Günümüzde kalabalık şehirlerde yaşayan ve aile büyükleriyle bir araya gelmeye fırsat bulamayan insanlar için iftar sofrası çok daha derin anlamlar taşır.

Ramazan Pidesi

Tariflerine ulaşıp yılın her günü rahatlıkla yapılabilecekken 11 ay beklenen Ramazan pidelerinin tadı ramazanda bambaşkadır. Çünkü Ramazanı yaşayan herkes bilir, o pide için sıraya girilir. Fırının önünde sıcacık pidelerin çıkması beklenir. Bu arada ileri yaştaki büyüklere öncelik verilir. Küçükler bir yandan sıralarını kaybetmemenin bir yandan da oyun oynamanın heyecanıyla kıpır kıpırdırlar. Ramazan pidesinin kokusu, görüntüsü bile insanı mutlu etmeye, evinde hissettirmeye yeter.

Ramazan Davulcusu

Büyük şehirlerde sesi zor duyulur olsa da küçük yerlerde Ramazan davulcusu geleneği hâlâ devam etmektedir. Mahalleliyi uyandırmak için sokağa giren davulcunun okuduğu mâni ve türküler sahura kalkanları ayrıca mutlu eder. Bazıları davulu çalarken bile bir ritim tuttururlar. Bu ritimleri başka mahalleden gelen başka bir davul sesi takip eder. Sahur vakti, davulcuların neşeli atışmaları ile çok daha keyifli ve nostaljik bir hâle bürünür.

Gölge Oyunları

Eskiden, Ramazandan sonra teravih namazına kadar olan zamanda özellikle çocukları eğlendirmek için mahalle meydanlarında orta oyunu ve gölge oyunları sergilenirmiş. Şimdi bazı belediyeler bu geleneği devam ettirmeye çalışmaktadır. Toplu hâlde verilen iftarların hemen ardından düzenlenen sahne oyunları ile hem büyükler hem çocuklar çok eğlenir, keyifli vakit geçirir. Özellikle Karagöz ve Hacivat’ın atışmalarının tadı her yaştan insan için başkadır.

Güllaç Tatlısı

Osmanlı mutfağından günümüze gelmiş bir Ramazan lezzeti daha. Güllaç, özellikle Ramazanın son günlerinde neredeyse her evde yapılır. Hazmı kolay ve ağırlık yapmayan bir tatlı olduğu için iftardan sonra ve sahurda severek tüketilir. Güllaç tatlısının en önemli özelliği, içine katılan gül suyudur. Gül suyu tatlının kokusunu ve aromasını verir. Ceviz ile hazırlanan iç ve üzerine eklenen fıstık gibi süslemelerle güllaç tadı 11 ay boyunca beklemeye değer güzelliktedir.

Ramazan Şerbeti

Eski zamanlarda iftardan sahura kadar geçen sürede çeşitli eğlenceler düzenlenirmiş. Bu eğlencelerin en önemli eşlikçilerinden biri de şerbetlermiş. Günümüzde de bu şerbetler, birçok çeşidiyle Ramazan akşamlarının en tatlı içecekleri arasında yer alır. İftardan hemen sonra içilen Türk kahveleri, ilerleyen saatlerde rehaveti atmak ve güzel sohbete devam etmek için yerini şerbetin şekerli ve rayihalı aromasına bırakır.

Zimem Defteri

Yardımlaşmanın en güzel çeşitlerinden biri olan zimem defteri, günümüzde de birçok kişi tarafından uygulanan bir gelenektir. Türk gelenek ve göreneklerinde yardımlaşmanın yeri büyüktür. Ancak bu yardımlaşma için büyükler “Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek” derler. Zimem defterinin yeri bunun için ayrıdır. Eski dönemlerde de şimdiki gibi bakkallarda veresiye defterleri olurmuş. Ramazan boyunca varlıklı insanlar bakkallara girerek bu defterleri ister ve ederi ne kadar ise ödeyip kapatırlarmış. Günümüzde birçok yerde bu yardımlaşma ruhu devam eder. Askıda ekmek ve fatura uygulamaları gibi veresiye defterinin kapatılması da isimsiz kahramanların hâlâ var olduğuna dair güzel bir işarettir.

Mahya

Ramazan boyunca cami minarelerinin arasında güzel mesajlar okumak mümkün olur. Ülkeyi bir araya getiren, herkesin manevî duygularını su yüzüne çıkartan mahyalardaki mesajlar her zaman en özel ramazan dileklerini barındırır. Eski zamanlarda mahya hazırlıkları ramazandan çok önceden itibaren başlarmış. Ramazanı temsil eden bu önemli gelenek de birçok şehirde yer alan camilerde devam etmektedir.

Yardımlaşma

Ramazan birlik ve beraberlik demektir. Bayrama kadar geçen bu sürede insanlar birbirleriyle kucaklaşır, aynı sofrada oruç açar ve bir arada olmanın, yardımlaşmanın tatminini yaşar. Ailesiyle bir arada olamayan, dünyanın diğer ucunda yaşayan herkes de gönül birlikteliğinin ifadesi olarak yardımlaşmaya katkıda bulunmak ister. TransferGo, Ramazan’da Türkiye’den uzakta yaşayan ancak gönülden bağları olan herkes için kolay ve pratik hizmet verir. Uygulama sayesinde gönderen ve alan tarafların evden çıkmasına dahi gerek kalmaz. Para transferini websitesi veya mobil uygulama üzerinden gerçekleştirmeniz mümkündür. Gönderiyi kredi kartı veya banka havalesi ile yapabilirsiniz. 2012 yılında İngiltere’de kurulan TransferGo dünya çapında, hızlı ve düşük maliyetli para transferi sağlamaktadır. Siz de Ramazanda sevdiklerinize ve ihtiyacı olanlara destek olmak için TransferGo’yu kullanabilirsiniz.

-Reklam-Bu Haberler de İlginizi Çekebilir

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz