Fransa’da ikinci tur 2026 belediye seçimleri öncesinde, Müslüman seçmenlerin sandıktaki davranışları ve siyasi partilerin bu kitleye yönelik stratejileri yeniden gündeme geldi. Uzman değerlendirmelerine göre, dini aidiyet oy tercihinde etkili bir rol oynasa da, Müslümanlar tek tip bir oy bloğu oluşturmuyor ve yerel seçimlerde farklı dinamikler devreye giriyor.
Fransa’da laiklik anlayışı çerçevesinde din ve siyaset ilişkisi uzun yıllardır hassas bir konu olarak varlığını korurken, yerel seçimler öncesinde siyasi partilerin Müslüman seçmen tabanını etkilemeye yönelik hamleleri dikkat çekiyor.
Gazeteci Lucas Jakubowicz’in 2026 yılında yayımlanan “Dini Oy, Bir Fransız Tabusu” adlı çalışması, dinin resmen siyasetin dışında tutulduğu Fransa’da partilerin inançlı kesimlerden oy alabilmek için fiilen yoğun bir rekabet yürüttüğünü ortaya koyuyor.
“Müslümanlar Tek Blok Halinde Hareket Etmiyor”
Lucas Jakubowicz, Fransa’da partilerin dindar seçmenlere yönelik özel stratejiler geliştirmesine rağmen, “Müslüman oyu” denilen olgunun tek parça bir blok halinde hareket etmediğini söyledi. Müslüman seçmenlerin siyasi tercihleri; sosyal sınıf, yaş, eğitim düzeyi ve yaşanılan bölge gibi çok çeşitli faktörlere göre büyük farklılıklar barındırıyor. Bu nedenle, dini aidiyetin otomatik bir oy aktarımına dönüşmediği vurgulanıyor.
Ayrımcılık, Laiklik ve Filistin Meselesi Ön Planda
Müslüman seçmenlerin sandık tercihlerinde belirleyici olan unsurlar, diğer inanç gruplarından farklı dinamiklere dayanıyor. Uzmanlara göre, Fransa’daki Müslümanların oy davranışında; maruz kalınan ayrımcılık, bitmek bilmeyen laiklik ve başörtüsü tartışmaları, kamu hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar ve Filistin meselesi gibi dış politika başlıkları oldukça etkili oluyor. Bu durum, özellikle Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) gibi sol partiler ile aşırı sağ partilerin, Müslüman topluluğuna yönelik (göç, ritüel kesim, inanç özgürlüğü vb. konularda) farklı siyasi diller kurgulamasına neden oluyor.
2022’de Açık Destek Verilmişti, Yerelde Durum Farklı
2026 belediye seçimleri için ulusal dini kurumlardan şu ana kadar açık bir oy yönlendirmesi gelmiş değil. Ancak ulusal çaptaki seçimlerde dini temsilcilerin daha görünür pozisyonlar aldığı biliniyor. Örneğin, 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Paris Büyük Camii Rektörü Chems-Eddine Hafiz, Emmanuel Macron’u destekleyen net bir çizgi benimsemişti.
Yerel Seçimlerde Adayın Profili Daha Baskın
Uzmanların genel değerlendirmesine göre, dini aidiyet bazı bölgelerde önemli bir etken olsa da, belediye seçimlerinde bu etki ulusal seçimlere kıyasla daha sınırlı ve parçalı kalıyor. Yerel seçimlerde ulusal kimlik ve din tartışmalarından ziyade; adayın kişiliği, yerel hizmetlerin kalitesi, mahalle dengeleri, saha örgütlenmesi ve adayın yerel itibarı seçmenin kararında çok daha baskın bir rol oynuyor.
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.arti33.com sayfasına aittir. Fransa hariç haberin linki kaynak gösterilerek paylaşılabilir.
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Artı33’ü Facebook @arti33com, Twitter @haberarti33 ve Instagram’da @haberarti33 takip edin…













































