Türkiye’den dönen gurbetçilerin arabaları yöresel ürünlerle dolu!

Reklam

Yıllık izinlerini baba ocaklarında geçiren gurbetçiler dönerken memleketin kokusunu, tadını hissedecekleri yöresel ürünleri de yanlarında götürüyor.

Yıllık izinlerini baba ocaklarında geçiren gurbetçiler dönerken memleketin kokusunu, tadını hissedecekleri yöresel ürünleri de yanlarında götürüyor.Avrupa’da yaşayan yüzbinlerce Türk, her sene yıllık izinlerini memleketlerinde geçirmek için akın akın anavatana geliyor.

Gurbetçilerin yolculuklarına gelirken sevinç, giderken hüzün eşlik ediyor. Avrupalı Türkler, dönüş yolunda yanlarına memleketi anımsatacak yöresel ürünler de yer alıyor.Gurbetçiler bakliyattan, turşuya, erişteden, yaprağa Anadolu kokan ürünleri, yaşadıkları yörelere götürüyor.”Kahramanmaraş’ımıza has tarhanamızı götürüyoruz”Almanya’ya giden Ali Erkan Gülşen, hüzünlü dönüş yolculuğunun başladığını söyledi.Memleket hasretinin şimdiden başladığını belirten Gülşen, “Giderken memleketimizin ürünlerini de Almanya’ya götürüyoruz. Dolma biber kurutması, Kahramanmaraş’ımıza has kırmızı pul biber, Kahramanmaraş’ımıza has tarhanamızı götürüyoruz.” dedi.Gülşen, yöresel ürünlerle gurbette hasret giderdiklerini ifade etti.

-Reklam-

Aynur Beydeda ise tatilini Sakarya’da geçirdiğini belirtti.Dönüşte, memleketini, ailesini anımsatacak el emeği, alın teri yöresel ürünleri de yanına aldığını anlatan Beydada, “Hüzün dolu yolculuk başladı bizim için. Yollar dolu, malum şimdi sınır kapısındayız. Tatil güzel geçti. Almanya’ya giderken yanımızda yöresel ürünler götürüyoruz. Annemin bahçesinden sarımsak aldık, yine annem bahçesindeki ürünlerden turşu yaptı bize. Kurabiye götürüyorum. Almanya’da kalan çocuklarım da var. Buradaki içecekleri beğeniyorlar, içecek götürüyorum. Annemin bahçesinden karpuz aldık, zeytin, peynir ve lokum götürüyoruz. Memleket hasretini dindiriyoruz bu şekilde.” diye konuştu.

“Hasreti böyle gideriyoruz”

Almanya’ya giden Doğan Ekin de büyük sevinçle geldikleri baba ocağından hüzünlü ayrıldıklarını belirtti.Her gurbetçi gibi Avrupa’ya giderken araçlarını yöresel ürünlerle doldurduklarını anlatan Ekin, “Bulgur, fasulye, nohut, salça, makarna, erişte yöremizin ne kadar güzel ve özel ürünü varsa hepsini alıp yanımızda götürüyoruz. Ülkemizin her şeyi güzel.” dedi.İlhami Bardakçı ise Almanya’ya götürdüğü ev yapımı ürünlerle sıla hasretini bir nebze olsun dindirmeye çalıştıklarını söyledi.Baba ocağından Almanya’ya dönüşte en çok bulgur, erişte, salça ve turşu götürdüğünü ifade eden Bardakçı, “Götürdüğümüz ürünleri yerken vatanımız aklımıza geliyor. Hasretimizi az da olsa dindiriyoruz. Ülkemizde yapılan ürünün tadı bambaşka oluyor.” diye konuştu.

Ağırlıklı olarak fındık götürüyorum

Tatilini Giresun’da yaptıktan sonra Almanya’ya giden Züleyha İnan da her gurbetçinin çalıştıkları ülkeye dönüşte mutlaka yöresel ürünler götürdüğünü belirtti. Giresunlu olduğu için ağırlıklı olarak fındık götürdüğünü vurgulayan İnan, “Bunun yanında çay var, bol bol asma yaprağı var. Hepsinden önemlisi de hasret götürüyorum, hüzün götürüyorum.” ifadesini kullandı.

Bu Haberler de İlginizi Çekebilir

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz